Özetteki bölümler
Kısa cevap: Suç ve Ceza ne anlatıyor?
Suç ve Ceza kitap özeti, yoksulluk içinde yaşayan eski hukuk öğrencisi Rodion Raskolnikov'un tefeci Alyona İvanovna'yı öldürmesi ve ardından vicdanı, korkusu ve geliştirdiği düşünce sistemiyle mücadele etmesini anlatır. Raskolnikov bazı sıra dışı insanların toplumsal ilerleme uğruna ahlak kurallarını aşabileceğini savunur. İşlediği suç, kendisinin böyle biri olup olmadığını sınama girişimidir.
Ancak romanın ağırlık merkezi cinayetin çözülmesinden çok, suçtan sonra yaşanan psikolojik dağılmadır. Raskolnikov hukuktan kaçmaya çalışırken kendi vicdanından kaçamaz.
Olay örgüsünün özeti
Raskolnikov Petersburg'da küçük, sıcak ve havasız bir odada yaşar. Parasızlık, yalnızlık ve gurur içindedir. Bir süredir tefeci kadını öldürmeyi düşünür. Kadının başkalarını sömürdüğünü, parasının iyi amaçlar için kullanılabileceğini ve bazı insanların daha büyük hedefler uğruna yasaları aşma hakkı olduğunu ileri sürer.
Planını uyguladığında Alyona'yı öldürür. Beklenmedik şekilde eve gelen masum Lizaveta da cinayete tanık olduğu için hayatını kaybeder. Raskolnikov birkaç eşya alır ancak bunları kullanamaz; saklar ve hastalanır. Suç maddi kazançtan çok teorisini sınama eylemine dönüşmüştür.
Soruşturmayı yürüten Porfiri Petroviç, doğrudan kanıttan ziyade Raskolnikov'un psikolojisine odaklanır. Onun yayımladığı, insanları sıradan ve olağanüstü olarak ayıran yazıyı bilir. İkili arasındaki konuşmalar bir çeşit zihinsel satranca dönüşür.
Raskolnikov bu sırada Marmeladov ailesiyle tanışır. Ailenin kızı Sonya, yakınlarını geçindirebilmek için ağır koşullara katlanmaktadır. Sonya'nın inancı, şefkati ve yargılamadan dinlemesi Raskolnikov'un yalnızlığını kırar. Raskolnikov sonunda cinayeti ona itiraf eder.
Raskolnikov'un kız kardeşi Dunya da romanın önemli çatışmalarından birini taşır. Dunya'yı kontrol etmek isteyen Lujin ile karanlık geçmişe sahip Svidrigaylov, çıkar ve güç üzerinden kurulan ilişkilerin farklı yüzlerini gösterir. Dunya kendi iradesini korur.
Porfiri, Raskolnikov'a teslim olmasını ve acıyı kabul ederek yeniden insanlarla bağ kurmasını önerir. Sonya da onun yanında durur. Raskolnikov polise giderek suçunu itiraf eder ve Sibirya'da kürek cezasına mahkûm edilir. Sonya onu takip eder. Romanın sonunda kesinleşmiş bir kurtuluştan çok, dönüşüm ihtimali belirir.
Ana temalar
Üstün insan düşüncesi
Raskolnikov, büyük tarihsel kişilerin kuralları aşabildiğinden hareketle kendisini sınamak ister. Cinayet ona teorinin insan hayatının gerçekliği karşısında ne kadar yetersiz olduğunu gösterir.
Suçun psikolojik cezası
Hukuki ceza romanın sonlarına doğru gelir. Asıl ceza daha önce başlar: korku, yabancılaşma, ateşli hastalık, kuşku ve başkalarıyla bağ kuramama.
Şefkat ve yeniden bağ kurma
Sonya, Raskolnikov'u aklamaz; fakat onu yalnızca işlediği suçtan ibaret görmez. Bu yaklaşım, sorumluluk alabilmesi için gerekli insani alanı açar.
Cinayete giden düşünce süreci
Raskolnikov cinayeti yalnız parasız olduğu için işlemez. Romanın başında açlık, kira borcu ve toplumdan uzaklaşma kararlarını etkiler; fakat asıl belirleyici olan kendisini sınamak istediği düşüncedir. İnsanları sıradan ve olağanüstü olarak ikiye ayırır. Ona göre sıradan insanlar mevcut kurallara uymalı, insanlığa yeni bir yön veren olağanüstü kişiler ise amaçları uğruna bazı sınırları aşabilmelidir.
Tefeci Alyona İvanovna'yı zararlı ve değersiz biri olarak görmesi, cinayeti kendi zihninde yararlı bir eylem gibi sunmasına yardım eder. Kadının parasının birçok iyi işte kullanılabileceğini düşünür. Fakat planın uygulandığı anda teori dağılır. Raskolnikov soğukkanlı bir tarih kurucusu gibi davranamaz; korkar, ayrıntıları unutur ve beklenmedik şekilde gelen Lizaveta'yı da öldürür. Masum Lizaveta'nın ölümü, tek bir “zararlı” kişiyi ortadan kaldırma bahanesini bütünüyle çökertir.
Çaldığı eşyaları değerlendirmemesi de suçun temel amacının para olmadığını gösterir. Eşyaları bir taşın altına saklar ve bir daha kullanmaz. Cinayet ona üstünlüğünü kanıtlamak yerine kendi kırılganlığını gösterir.
Marmeladov ailesi ve Sonya
Raskolnikov bir meyhanede eski memur Marmeladov ile tanışır. Marmeladov alkol bağımlılığı yüzünden ailesinin parasını tüketmiştir. Eşi Katerina İvanovna hastadır; çocuklar açtır. Sonya ailesini geçindirebilmek için toplumun dışladığı bir hayat sürmek zorunda kalır. Marmeladov durumunun farkındadır ama davranışını değiştiremez.
Marmeladov bir aracın altında kalarak ağır yaralandığında Raskolnikov onu evine taşır ve elindeki son parayı aileye verir. Bu davranış Raskolnikov'un kendisi hakkında kurduğu soğuk teoriyle çelişir. Başka insanların acısına kayıtsız kalabilen biri değildir. Roman boyunca bir yandan insanlardan uzaklaşır, diğer yandan ani şefkat davranışları gösterir.
Sonya yoksulluk ve aşağılanmaya rağmen başkalarıyla bağ kurma kapasitesini korur. Raskolnikov ona cinayetini anlattığında korkar fakat onu terk etmez. Suçu kabul etmesini ister ve sonuçlarına katlanırken yanında olacağını söyler. Sonya'nın rolü Raskolnikov adına karar vermek değil, onun yeniden bir insan topluluğunun parçası olabileceğini göstermektir.
Dunya, Lujin ve Svidrigaylov
Raskolnikov'un annesi Pulheriya Aleksandrovna ve kız kardeşi Dunya Petersburg'a geldiğinde onun kişisel krizi aile çatışmalarıyla birleşir. Dunya, annesini ve kardeşini ekonomik olarak rahatlatacağını düşünerek varlıklı hukukçu Pyotr Lujin ile evlenmeyi kabul etmiştir. Raskolnikov bu evliliğin bir fedakârlık olduğunu görür ve karşı çıkar.
Lujin eşinin kendisine bağımlı olmasını isteyen hesapçı bir karakterdir. Yoksul bir kadınla evlenirse onun minnet duyacağını ve sözünden çıkmayacağını düşünür. Sonya'yı hırsızlıkla suçlamak için cebine para koyması, saygın görünümünün arkasındaki manipülasyonu açığa çıkarır. Lebezyatnikov olayı görmüş olduğu için iftira ortaya çıkar.
Arkadi Svidrigaylov daha karmaşık ve karanlık bir figürdür. Dunya'nın daha önce çalıştığı evin sahibidir ve ona karşı saplantılı bir ilgi duyar. Karısının ölümünden sonra Petersburg'a gelir. Raskolnikov'un Sonya'ya yaptığı itirafı yan odadan dinler ve bu bilgiyi Dunya'ya yaklaşmak için kullanır.
Svidrigaylov Dunya'yı bir odada sıkıştırdığında Dunya silahla kendini savunur. İlk kurşun Svidrigaylov’un başını sıyırır; yeniden ateşlemeye çalıştığında silah tutukluk yapar. Dunya daha sonra silahı bırakır. Svidrigaylov, Dunya'nın kendisini hiçbir zaman sevmeyeceğini anlar ve gitmesine izin verir. Daha sonra parasını Sonya'ya ve başkalarına dağıtır, ardından intihar eder. Svidrigaylov, arzularını sınırlayan ahlaki bir bağ kuramadığında insanın ulaştığı boşluğu temsil eder.
Dunya sonunda Raskolnikov'un üniversiteden arkadaşı Razumihin ile yakınlaşır. Razumihin çalışkanlığı, açıklığı ve başkalarına gösterdiği somut yardımla Raskolnikov'un soyut üstün insan düşüncesinin karşısında durur. Değişimi büyük teorilerle değil, günlük sorumluluk alarak gerçekleştirir.
Porfiri ile psikolojik mücadele
Soruşturma yargıcı Porfiri Petroviç, Raskolnikov'dan hemen itiraf almaya çalışmaz. Onun davranışlarını, cinayet hakkında gösterdiği aşırı ilgiyi ve daha önce yazdığı makaleyi inceler. Raskolnikov her görüşmede kendisini kontrol etmeye çalışırken Porfiri konuşmayı beklenmedik yönlere taşır.
Bir noktada başka bir şüpheli olan boyacı Nikolay suçu üstlenir. Bu itiraf Raskolnikov'a geçici bir rahatlama sağlar fakat Porfiri bunun doğru olmadığını bilir. Elindeki kanıtların tek başına yeterli olmayabileceğini kabul eder; yine de Raskolnikov'un psikolojik olarak uzun süre dayanamayacağını düşünür.
Porfiri'nin son görüşmedeki yaklaşımı önemlidir. Raskolnikov'u yalnız yakalanacak bir suçlu olarak görmez. Teslim olursa cezasının hafifleyebileceğini, daha önemlisi yaşadığı düşünsel çıkmazdan çıkma fırsatı bulabileceğini söyler. Porfiri hukuku temsil ederken aynı zamanda suçun insanın iç dünyasındaki boyutunu kavrar.
Raskolnikov neden itiraf ediyor?
Raskolnikov'un itirafı tek bir anda alınmış ahlaki karar değildir. Yakalanma korkusu, Porfiri'nin baskısı, Sonya'nın desteği, annesi ve Dunya ile ilişkisinin bozulması ve kendi teorisinin başarısızlığı üst üste gelir. Önce bir meydana giderek yere kapanır fakat kalabalığın tepkisi yüzünden açıkça itiraf edemez. Karakola gittiğinde de geri dönmeyi düşünür.
Svidrigaylov'un ölüm haberini aldıktan sonra binadan çıkar; kapıda Sonya'yı görünce geri döner ve cinayeti anlatır. Bu sahnede Sonya'nın varlığı, Raskolnikov'un yalnızlığından çıkabilmesinin koşulu olur. İtiraf hemen pişman olduğu anlamına gelmez. Suçu kabul eder, ancak üstün insan düşüncesinden duygusal olarak vazgeçmesi daha uzun sürer.
Sibirya ve romanın sonu
Raskolnikov sekiz yıl kürek cezasına çarptırılır. Mahkeme suç sırasında hasta oluşunu, çaldıklarını kullanmamasını ve geçmişte yaptığı yardımları dikkate alır. Sonya Sibirya'ya yakın bir yere yerleşir ve onu düzenli olarak ziyaret eder. Diğer mahkûmlar Raskolnikov'a mesafeli davranırken Sonya'yı severler.
Raskolnikov cezanın ilk döneminde hâlâ düşüncesinin özünde yanlış olduğuna inanmaz. Başarısız olmasını, olağanüstü biri olmadığının kanıtı gibi görür. Bu nedenle hukuki ceza başlamış olsa da ahlaki dönüşüm tamamlanmamıştır. Sonya'ya karşı soğuk davranır ve kendisini diğer insanlardan ayrı tutar.
Hastalandığı sırada gördüğü salgın rüyasında insanlar kendi düşüncelerinin mutlak doğru olduğuna inanmaya başlar. Herkes kendisini haklı gördüğü için ortak bir gerçeklik kalmaz ve toplum şiddete sürüklenir. Rüya, Raskolnikov'un bireysel teorisini bütün dünyaya yayarak onun yıkıcı sonucunu gösterir.
İyileşme döneminde Sonya'ya duyduğu sevgi ilk kez açık biçimde ortaya çıkar. Onun önünde ağlar ve dizlerine kapanır. Roman burada tamamlanmış bir azizleşme anlatmaz; yeni bir hayatın ve uzun bir dönüşümün başlangıcını işaret eder. Raskolnikov'un değişimi cezayla otomatik olarak gerçekleşmez. Başka bir insanı gerçekten görmeye başlaması, teorisinin kurduğu duvarı aşması için ilk adımdır.
Başlıktaki “ceza” neyi ifade ediyor?
Romanın cezası yalnız mahkemenin verdiği hüküm değildir. Raskolnikov cinayetten hemen sonra insanlarla doğal ilişki kurma yeteneğini kaybeder. Her konuşmayı tehdit gibi yorumlar, söylediklerini sürekli denetler ve yakınlarının sevgisine karşılık veremez. Kendi düşüncesini kanıtlamak için işlediği suç, onu daha güçlü değil daha parçalanmış hale getirir.
Hukuki ceza ise bu içsel sürecin sonunda gelir ve onu görünür bir sorumluluğa dönüştürür. Dostoyevski acı çekmenin tek başına insanı iyileştirdiğini söylemez. Acının dönüşüm yaratabilmesi için suçun gerekçeleriyle yüzleşmek, başkalarının hayatını bağımsız bir değer olarak tanımak ve yeniden bağ kurmak gerekir.
Romanın polisiye yönü neden farklıdır?
Okur cinayeti kimin işlediğini en baştan bilir. Gerilim, polisin katili bulup bulamayacağından çok Raskolnikov'un hangi anda çözüleceği üzerine kurulur. Porfiri'nin soruları, tesadüfi karşılaşmalar, açık kapılar ve yanlış itiraflar dış olayları hareketlendirir; fakat asıl takip Raskolnikov'un zihninde gerçekleşir.
Bu yapı sayesinde roman, suçu yalnız yasa ihlali olarak değil, insanın kendisi ve başkaları hakkında kurduğu düşüncelerin sonucu olarak inceler. Okur katilin bakış açısına yaklaştırılır ama cinayet haklı gösterilmez. Tam tersine gerekçe ne kadar ayrıntılı kurulursa gerçek insan hayatı karşısındaki yetersizliği o kadar belirginleşir.
Suç ve Ceza’nın Yayın Yılı ve Baskı Bilgileri
Suç ve Ceza için verilen 1866, eserin Rusça dergide yayımlandığı yıldır. Dostoyevski Müzesi’nin kronolojisi, romanın Ocak 1866’da Russkiy Vestnik dergisinde yayımlanmaya başladığını ve yayının yıl boyunca sürdüğünü kaydeder. Rus Kitap Kültürü Elektronik Kütüphanesi’nin 1867 tarihli cilt kaydı ise Petersburg’da basılan, altı kısım ve bir sonsözden oluşan ayrı bir kitap baskısını tanımlar. Dergideki yayın yılıyla elinizdeki kitabın baskı tarihi aynı bilgi değildir.
Romanın bütün baskıları için geçerli tek bir sayfa sayısı yoktur. Çeviri, yazı büyüklüğü, önsözler ve tek cilt ya da iki cilt olarak hazırlanması kitabın uzunluğunu değiştirir. Yayınevi, çevirmen ve ISBN belirtilmeden verilen kesin bir sayfa sayısı, okurun elindeki kitabı tanımlamaz. Kitabı seçerken bu alanları aynı baskının künyesinden birlikte kontrol etmek daha yararlıdır. Buradaki 1866 bilgisi de herhangi bir Türkçe çevirinin basım tarihi olarak okunmamalıdır.
Project Gutenberg’in eser kaydı, çevrim içi İngilizce metnin çevirmenini Constance Garnett olarak gösterir. Erişilebilir roman metninde, Dunya’nın silahla karşı koyduğu sahne altıncı kısmın beşinci bölümünde; mahkeme hükmü ve son dönüşüm sahneleri ise sonsözde bulunur. Bu İngilizce metinle Türkçe baskılarda kişi adlarının yazılışı ve bölüm sayfaları farklı olabilir; Garnett’in çevirisi herhangi bir güncel Türkçe çeviriyle aynı metin değildir.
Dunya’nın Karşı Koyuşu Neden Önemlidir?
Dunya’nın sahnesini yalnızca Svidrigaylov’un sonunu hazırlayan bir olay gibi okumak, onun iradesini arka planda bırakır. Svidrigaylov, Raskolnikov hakkında bildiklerini kullanarak Dunya’nın seçeneklerini daraltmaya çalışır. Dunya hem kardeşiyle ilgili kaygısını hem kendisine yönelen baskıyı aynı anda taşır. Silahı kullanması bu tehdidin somutluğunu gösterir: İlk kurşun Svidrigaylov’u sıyırır, sonraki ateşleme girişimi sonuç vermez. Dunya’nın daha sonra silahı bırakması da baştan beri bütünüyle güçsüz veya kayıtsız olduğu anlamına gelmez.
Bu karşılaşma, romandaki ilişkilerin yalnız para ya da ikna gücüyle açıklanamadığını gösteren bir sahne olarak yorumlanabilir. Lujin, ekonomik desteğin kendisine bağlılık kazandıracağını düşünür. Svidrigaylov ise elindeki sırrın ve fiziksel üstünlüğünün Dunya’nın kararını değiştirebileceğine inanır. İkisinin hesabında da karşılarındaki kişinin ayrı bir iradesi bulunduğu gerçeği küçümsenir. Dunya’nın istemediği ilişkiyi reddetmesi, bu hesapların sınırını görünür kılar. Onun kararını yalnız Raskolnikov’un hikâyesine hizmet eden bir ayrıntı saymamak gerekir.
Sonya’nın Okuduğu Lazarus Anlatısı ile Finalin Bağı
Sonya’nın Raskolnikov’a Lazarus’un yeniden hayata dönüşünü okuduğu sahne, romanın ilerleyen bölümlerini anlamak için bir işaret olarak görülebilir. Raskolnikov o anda dinlediği anlatı sayesinde birden değişmez; suçunu açıklaması, teslim olması ve cezanın ilk dönemindeki tutumu ayrı aşamalardır. Bu nedenle okuma sahnesini hemen gerçekleşen bir arınma gibi değerlendirmek, romanın uzun iç çatışmasını kısaltır. Sonya’nın yanında durması, Raskolnikov’un kendi sorumluluğunu üstlenmesinin yerini almaz.
Sonsözün sonunda aynı kitabın Raskolnikov’un yanında bulunması bu sahneyi yeniden hatırlatır. Ancak anlatıcı onun gelecekteki hayatını bütün ayrıntılarıyla göstermez. Yeni bir başlangıç ihtimali açılırken önünde hâlâ zaman, çaba ve acı vardır. Lazarus anlatısı ile son sahne arasındaki bağ, romandaki yeniden doğuş temasına ilişkin bir okuma önerisidir; bütün karakterlerin tek bir sembole indirgenmesi gerekmez. Okur, Sonya’nın sözlerinden çok davranışlarının Raskolnikov üzerindeki etkisini de izleyebilir: dinlemesi, terk etmemesi ve onun adına karar vermemesi bu ilişkinin farklı yönleridir.
Sekiz Yıllık Hüküm ile Kalan Yedi Yıl Aynı Şey mi?
Raskolnikov’a verilen toplam ceza sekiz yıldır. Sonsözün başında mahkemenin hafifletici koşulları değerlendirdiği anlatılır. Sonya ile yakınlaşmasının ardından söz edilen yedi yıl ise birlikte bekleyecekleri kalan süreyi ifade eder. Bu iki sayı romanın farklı zaman noktalarına aittir; finalde yedi yıl geçmesi, ilk hükmün yedi yıl olduğu anlamına gelmez. Özeti okurken mahkeme kararıyla daha sonraki duygusal sahneyi aynı ana yerleştirmemek bu karışıklığı önler.
Aynı ayrım pişmanlık için de geçerlidir. Suçu polise söylemek dış dünyada bir sorumluluğun kabulüdür, fakat anlatı Raskolnikov’un cezaevine girdikten sonra bile düşüncesini savunmaya çalıştığını gösterir. Bir eylemi kabul etmek, o eylemi mümkün kılan bakıştan hemen vazgeçmekle aynı süreç değildir. Romanın sonunu güçlü kılan da bu gecikmedir: Hukuki dosya kapanmaya yaklaşırken karakterin kendisiyle hesaplaşması sürer. Sonya’ya yönelmesi, suçun sonuçlarını ortadan kaldıran bir ödül veya cezanın iptali değildir.
Okurken İzlenebilecek Karşılaştırmalar
Raskolnikov’un insanları sınıflandıran düşüncesini okurken onun somut davranışlarına bakmak yararlıdır. Marmeladov ailesine yardım ettiği anla bir insanın yaşamını araç olarak gördüğü anı yan yana getirin. İki davranış aynı kişide nasıl bulunuyor? Buradan karakterin yalnız iyi veya yalnız kötü olduğu sonucu yerine, düşünceyle davranış arasındaki çatışma üzerine bir soru çıkarılabilir. Romanın psikolojik yönü, karakterin kendisi için yaptığı açıklamaların her zaman yeterli olmamasında belirginleşir.
Porfiri ile Sonya’nın yaklaşımlarını da karşılaştırabilirsiniz. Porfiri soruşturma ve teslim olma üzerinde dururken Sonya suçun ardından insan ilişkilerinin sürüp süremeyeceği sorusunu taşır. İkisinin Raskolnikov’dan beklediği şey bütünüyle farklı değildir; yine de kullandıkları dil, sahip oldukları güç ve onunla kurdukları ilişki aynı değildir. Bu ayrım, her konuşmayı tek bir itiraf çağrısına indirgemeden okumayı sağlar. Bir sahnede Raskolnikov’un söylediğiyle anlatıcının onun durumu hakkında gösterdiği şey arasındaki mesafeyi de not edebilirsiniz.
Dostoyevski’nin başka bir romanında aile, sorumluluk ve inanç çatışmalarını karşılaştırmak isteyenler Karamazov Kardeşler kitap özetini okuyabilir. İki romanın olaylarını birbirinin yerine koymadan, suç karşısında karakterlerin kendilerini nasıl açıkladığına bakmak anlamlı bir karşılaştırma sunar. Suç ve Ceza’da başlangıçtan beri bildiğimiz cinayet, Karamazov Kardeşler’deki aile çatışmasıyla aynı olay örgüsü değildir. Ortak sorular, her romanın kendi kişilerinin ve anlatım biçiminin içinde değerlendirilmelidir.
Finali değerlendirirken anlatılanlarla beklenenleri ayırmak da yararlıdır. Raskolnikov’un hapisten çıktıktan sonraki yaşamını ayrıntılı biçimde görmeyiz. Bu yüzden onun ileride kusursuz biri olacağını ya da Sonya ile bütün sorunlarını çözdüğünü kesin bir olay gibi yazamayız. Son sahnenin umudu, tamamlanmış bir hayat hikâyesinden çok değişmeye başlayan bir ilişkiye dayanır.
Sonuç
Suç ve Ceza bir polisiye gibi ilerlese de katilin kim olduğu baştan bellidir. Romanın sorusu “Kim yaptı?” değil, “Bir insan işlediği suçla nasıl yaşamaya devam eder?” sorusudur. Dostoyevski soyut fikirlerin insan hayatını nesneleştirmesine karşı vicdanı, sorumluluğu ve ilişkiyi öne çıkarır.
Kaynaklar
Sık sorulan sorular
Bu özet kitabın tamamının yerini tutar mı?
Hayır. Özet, kitabın yapısını ve temel fikirlerini anlamaya yardımcı olur; eserin dilini ve ayrıntılarını deneyimlemek için kitabın kendisi okunmalıdır.
Suç ve Ceza’da Raskolnikov kaç yıl ceza alır?
Mahkemenin verdiği toplam ceza sekiz yıldır. Sonsözün sonlarında geçen yedi yıl, Sonya ile bekleyecekleri kalan süredir; ilk hükmün süresi değildir.
Suç ve Ceza ilk ne zaman yayımlandı?
Roman 1866’da Russkiy Vestnik dergisinde yayımlanmaya başladı. 1867 tarihli ayrı kitap baskısı ile Türkçe çevirilerin baskı tarihleri bu dergi yayınından ayrı değerlendirilir.
Suç ve Ceza kaç sayfadır?
Sayfa sayısı çeviriye ve baskıya göre değişir. Kesin sayı için yayınevi, çevirmen ve ISBN ile birlikte elinizdeki baskının künyesine bakmalısınız.
Dunya Svidrigaylov’a ateş ettiğinde ne olur?
İlk kurşun Svidrigaylov’un başını sıyırır. Dunya yeniden ateşlemeye çalıştığında silah tutukluk yapar; daha sonra silahı bırakır. Svidrigaylov sonunda onun gitmesine izin verir.