Özetteki bölümler

Eleanor H. Porter’ın Polyanna romanı, annesini ve babasını kaybettikten sonra Polly teyzesinin yanına yerleşen on bir yaşındaki bir kızın hikâyesini anlatır. Polyanna, babasından öğrendiği mutluluk oyunuyla en tatsız durumlarda bile sevinecek bir neden arar. Bu alışkanlığı, yeni evindeki katı düzene uyum sağlamaya çalışırken çevresindeki insanların hayatına da dokunur.

Kısa cevap: Polyanna’nın mutluluk oyunu

Bu oyunun geçmişinde, Polyanna’nın istediği oyuncak bebeğin yerine bir yardım sandığından koltuk değnekleri çıkması vardır. Babası, kızına değneklere ihtiyacı olmadığı için sevinebileceğini gösterir. Böylece Polyanna, beklediğine ulaşamadığında başka bir açıdan bakmayı öğrenir. Babasını kaybettikten sonra da bu alışkanlığı sürdürür; fakat yaşadığı hayal kırıklıkları ortadan kalkmış değildir. Her seferinde hemen mutlu olmasa da dikkatini sevinebileceği başka bir ayrıntıya çevirmeye çalışır.

Olay örgüsü: Polly teyzenin evine geliş

Polly, Polyanna’nın annesinin kız kardeşidir. Kız kardeşinin yoksul bir din adamıyla evlenmesi aile içinde hoş karşılanmamıştır. Geçmişteki bu uzaklığın ardından, küçük kızın bakımını üstlenme sorumluluğu Polly’ye düşer.

Polly teyze, yeğenini yanına almayı bir aile görevi olarak görür. Çocuğun gelişinden önce evdeki hazırlıkları yönetir; onu istasyonda karşılaması için hizmetçisi Nancy’yi gönderir. Polyanna’nın sıcak ve konuşkan tavrı, Nancy’nin ilgisini hemen çeker. Buna karşılık Polly teyzenin yaklaşımında duygusal yakınlıktan çok düzen, disiplin ve görev düşüncesi belirleyicidir.

Polyanna, varlıklı teyzesinin evinde güzel bir odası olacağını umar. Ancak ona verilen yer, çatı katında, gösterişsiz bir odadır. Bu durum onu üzer; yine de odadaki eksikleri düşünmekle yetinmez. Pencereden görünen manzaraya sevinir, odasında ayna bulunmamasını da yüzündeki çilleri görmeyecek olmasıyla ilişkilendirir.

İlk gün akşam yemeğine geç kalınca mutfakta ekmek ve sütle yetinmesi gerekir. Polyanna bu kez Nancy’yle birlikte olabilmesini sevindirici bulur. Nancy’ye mutluluk oyununu anlatması, ikisi arasında yakınlık kurulmasını sağlar. Teyzesinin koyduğu sınırlar değişmemiştir, fakat Polyanna evde kendisini dinleyen birini bulmuştur.

Olay örgüsü: Kasabada kurulan yeni bağlar

Polly teyze, yeğeninin günlerini dersler ve ev içindeki uğraşlarla düzenlemeye çalışır. Polyanna’nın okumasını, dikiş öğrenmesini ve kendisini geliştirmesini ister. Küçük kız bu beklentilere uymaya çalışırken dışarı çıkabildiği saatleri de değerlendirmeye başlar. Kasabada karşılaştığı insanlarla kolayca konuşması, teyzesinin evindeki ilişkilerden farklı yakınlıklar kurmasını sağlar. Böylece hikâyenin odağı evin sınırlarını aşarak çevredeki insanların hayatlarına doğru genişler.

Bu tanışıklıklardan biri, hasta olduğu için zamanının büyük bölümünü yatakta geçiren Bayan Snow’la kurulur. Polyanna ona yiyecek götürdüğünde, getirdiği şeyin yerine başka bir yemek isteyen, kolay kolay memnun olmayan bir kadınla karşılaşır. Ancak ziyaretini paketi teslim edip ayrılmakla bitirmez. Bayan Snow’la konuşur, saçlarıyla ilgilenir ve görünüşünde beğendiği ayrıntıları dile getirir. Kadının alışılmış yakınmaları, bu beklenmedik ilgi karşısında konuşmanın tek konusu olmaktan çıkar.

Polyanna’nın yürüyüşleri sırasında karşılaştığı John Pendleton ise başlangıçta konuşmaya pek istekli değildir. Kasabada içine kapanıklığıyla tanınan bu adam, küçük kızın selamlarına önce soğuk davranır. Polyanna yine de onu gördüğünde selam vermeyi sürdürür. Zamanla Pendleton’ın karşılık vermeye başlaması, aralarındaki mesafenin yavaşça azalmasını sağlar. İlişkileri bir anda kurulmaz; kısa karşılaşmaların tekrarlanmasıyla gelişir.

Bayan Snow’a yapılan sonraki ziyarette Polyanna, farklı yemekler götürerek kadının her seferinde başka bir şey istemesine hazırlıklı davranır. Ona mutluluk oyununu da anlatır. Bununla birlikte Bayan Snow’un yakınma alışkanlığı hemen ortadan kalkmaz; yeni bakış açısını benimsemesi kolay değildir. (Özgün metin, VIII–X. bölümler)

Ardından Polyanna, kendisine bir yuva arayan Jimmy Bean’le tanışır. Jimmy’nin isteği yalnızca yiyecek ya da geçici yardım almak değildir; yanında yaşayabileceği, kendisini kabul edecek insanlara ihtiyacı vardır. Polyanna önce teyzesinin onu eve alabileceğini düşünür, fakat Polly bu öneriyi kabul etmez. Bunun üzerine kilisenin kadınlar yardım derneğine başvurur.

Dernek toplantısı da Jimmy’ye beklediği yuvayı sağlamaz. Polyanna, yardım amacıyla bir araya gelen yetişkinlerin bu çocuğa da sahip çıkacağını ummuştur. Görüşmeden istediği sonucu alamasa da Jimmy’ye bir aile bulma düşüncesini bırakmaz. Çocuğun barınma sorunu, olay örgüsünde çözülmeyi bekleyen önemli bir mesele olarak kalır. (Özgün metin, XI–XII. bölümler)

Olay örgüsü: Pendleton’ın kazası ve Polly’nin değişen tutumu

Polyanna, ormanda yürürken John Pendleton’ı bacağı kırılmış, yardım beklerken bulur. Daha önce kısa konuşmalarla tanıdığı bu adamın şimdi başkasına ihtiyacı vardır. Onun yönlendirmesiyle Doktor Chilton’a haber verir. Kazanın ardından yaptığı ziyaretler, Pendleton’la ilişkisinin selamlaşmaların ötesine geçmesini sağlar. Başlangıçta konuşmaya isteksiz görünen adam, küçük kızın ilgisini giderek daha çok önemsemeye başlar.

Polyanna, hastaya yiyecek götürmek istediğinde teyzesinin özellikle belirttiği bir koşulla karşılaşır: Pendleton, gönderilen ikramın Polly’den geldiğini düşünmemelidir. Polyanna içinse önemli olan, yardıma ihtiyaç duyan tanıdığını sevindirmektir. Yetişkinlerin arasındaki mesafenin nedenini henüz bilmediğinden, teyzesinin bu konudaki hassasiyetini bütünüyle anlayamaz. Yine de ziyaret etmekten vazgeçmez; Pendleton’ın evine kendi ilgisini ve sohbetini taşır. (Özgün metin, XIII–XV. bölümler)

Bu süreçte Doktor Chilton da Polyanna’nın yakınlık duyduğu yetişkinlerden biri olur. Kızın çekinmeden soru sorması ve karşısındakinin hayatıyla ilgilenmesi, doktorla arasında sıcak bir iletişim kurulmasını sağlar. Ancak Chilton’la Polly teyze arasındaki ilişki aynı rahatlıkta değildir. Polyanna’nın ikisini de sevmesi, onların birbirlerinden neden uzak durduğunu hemen kavramasına yetmez.

Evdeki değişim ise küçük bir süslenme sahnesinde görünür hâle gelir. Polyanna, teyzesinin saçlarını farklı biçimde düzenler; dantelli bir şal ve kırmızı bir gülle görünüşünü değiştirir. Doktor Chilton’ın Polly’yi bu hâliyle görmesi, beklenmedik ve mahcup edici bir karşılaşmaya dönüşür. Bu sahne, Polly’nin katı davranışlarının arkasında görünüşüne ve başkalarının bakışına karşı hassas bir yan bulunduğunu düşündürür.

Pendleton’ın evindeki başka bir ziyarette Polyanna, prizmaların güneş ışığını renkli yansımalara dönüştürmesine hayran kalır. Birlikte bu renklerle ilgilenmeleri, hasta ziyaretini yalnızca geçmiş olsun dileklerinden oluşan bir görüşme olmaktan çıkarır. Pendleton artık Polyanna’nın varlığından açıkça hoşlanmaktadır. Bununla birlikte, küçük kıza duyduğu yakınlığın geçmişle bağlantısı henüz onun açısından açıklığa kavuşmamıştır. Polyanna, yetişkinlerin davranışlarındaki ipuçlarını kendi sınırlı bilgisiyle anlamlandırmaya çalışır. (Özgün metin, XVI–XVIII. bölümler)

Olay örgüsü: Pendleton’ın teklifi ve Polyanna’nın seçimi

Pendleton, Polyanna’nın kendi evinde yaşamasını istediğini açıklar. Bu teklif, küçük kızın yetişkinlerin geçmişi hakkında kurduğu yanlış varsayımı da ortaya çıkarır: Polyanna, Pendleton’ın bir zamanlar Polly teyzesini sevdiğini sanmaktadır. Bu nedenle onun isteğini, teyzesinin de katılacağı yeni bir aile hayatıyla ilişkilendirir. Oysa Pendleton’ın geçmişte sevdiği kişi Polly değil, Polyanna’nın annesidir. Annesi ise Polyanna’nın babasıyla evlenmiştir.

Bu açıklama, Pendleton’ın küçük kıza duyduğu yakınlığın geçmişle bağlantısını anlaşılır kılar. Ancak Polyanna’nın önündeki soru yalnızca geçmişle ilgili değildir: Kendisini isteyen bu adamın yanına mı taşınmalı, yoksa teyzesinde mi kalmalıdır? Pendleton’ın sevgisi onu sevindirse de Polly’yi bırakma düşüncesi karar vermesini zorlaştırır. (Özgün metin, XIX–XX. bölümler)

Polyanna, teyzesinin artık kendisine bağlandığını fark ederek onun yanında kalmayı seçer. Polly’nin başlangıçtaki mesafeli davranışları, küçük kızın onun değişen tutumunu görmesini engellemez. Teyzesinin kendisine ihtiyacı olduğunu düşünür ve onu yalnız bırakmak istemez. Böylece Pendleton’ın teklifini kabul etmez. Polly’nin evi, artık yalnızca kendisine ayrılan bir odada yaşadığı yer değil, ayrılmak istemediği bir yuvadır.

Yine de Pendleton’ın yalnızlığına kayıtsız kalmaz. Kendisine aile arayan Jimmy Bean’i hatırlatır ve onu yanına almasını önerir. Jimmy’nin ihtiyacı, yalnızca bir evde barınmak değil, kendisini isteyen insanlarla yaşamaktır. Pendleton ise herhangi bir çocuğu değil, özellikle Polyanna’yı yanında istemektedir. Bu yüzden iki kişinin ihtiyacını bir araya getiren öneri, Jimmy’nin geleceğini o anda kesinleştiren kolay bir çözüme dönüşmez.

Mutluluk oyununun etkisi bu sırada başka bir karşılaşmada da görülür. Polyanna, kasabanın din adamı Paul Ford’la konuşurken babasının Kutsal Kitap’taki sevinç bildiren bölümlere verdiği önemi anlatır. Cemaatindeki anlaşmazlıklarla uğraşan Ford, bu konuşmanın ardından hazırladığı vaaza başka bir gözle bakar. Polyanna’nın babasından aktardıkları, insanlara yalnızca yanlışlarını göstermenin değil, onları cesaretlendirmenin de önemini düşünmesine yardımcı olur. (Özgün metin, XXI–XXII. bölümler)

Olay örgüsü: Kaza ve mutluluk oyununun sınanması

Polyanna’ya bir otomobilin çarpması, hikâyenin akışını değiştirir. Yaralanan küçük kız evde bakıma alınır ve yürüyemez duruma gelir. Daha önce başkalarının hastalıklarını, yalnızlıklarını ve kırgınlıklarını hafifletmeye çalışırken şimdi kendisi yardıma ihtiyaç duymaktadır. Polly teyze için de evdeki günlük düzenin yerini, yeğeninin sağlığına ilişkin kaygılar alır.

Yetişkinler, durumunun ciddiyetini Polyanna’ya hemen açıklamaz. Ancak küçük kız, duyduğu bir konuşmadan doktorların yeniden yürümesini beklemediğini öğrenir. Dışarıda dolaşmayı ve insanları ziyaret etmeyi seven Polyanna için bu haber yıkıcıdır. Başkalarına öğrettiği mutluluk oyununu artık kendi durumuna uygulayamaz; geleceğini düşünürken sevinebileceği bir neden bulmakta zorlanır. Teyzesinin tesellisi de bu korkuyu hemen gidermez. (Özgün metin, XXIII–XXVI. bölümler)

Polly, yeğeninin yalnızca bedensel bakımını üstlenmekle kalmaz; onun umutsuzluğu karşısında da bir çıkış arar. Nancy, mutluluk oyununun ne olduğunu ve Polyanna’nın bu alışkanlığı çevresindeki insanlarla nasıl paylaştığını anlatır. Böylece Polly, küçük kızın davranışlarının arkasındaki düşünceyi daha açık biçimde öğrenir. Başlangıçta görev duygusuyla evine aldığı çocuğun acısını hafifletmek, artık onun en büyük isteğidir.

Polyanna’nın kazasını öğrenen kasabalılar da onunla ilgilenir. Ziyaretler ve iletilen haberler aracılığıyla, mutluluk oyununun başka hayatlarda nasıl sürdüğünü anlatırlar. Küçük kız, günlük konuşmalarının ve ziyaretlerinin unutulmadığını görür. Daha önce yalnızca kendisinin oynadığını sandığı oyunu, başkalarının da benimsediğini öğrenir. Bayan Snow’dan gelen haberler de bu karşılığın bir parçasıdır. Polyanna’nın insanlara gösterdiği ilgi, şimdi onların kendisine ulaşma çabasında karşılık bulur. (Özgün metin, XXVII–XXVIII. bölümler)

Bu haberler Polyanna’nın yürüyemeyeceği düşüncesini ortadan kaldırmaz. Yine de başkalarının hayatında iyi bir değişime yol açtığını öğrenmek ona sevinç verir. Kazadan sonra bütünüyle kaybettiğini düşündüğü oyuna yeniden yaklaşmaya başlar. Başkalarının kendisine söylediklerinde, daha önce fark etmediği mutluluk nedenleri bulur. Çevresindeki insanların sevgisini ve teşekkürünü duyarken kendisinin de onlar için ne kadar önemli olduğunu anlar; fakat yeniden yürüyüp yürüyemeyeceği meselesi henüz çözülmüş değildir.

Final ve spoiler uyarısı: Polyanna yeniden yürüyebiliyor mu?

Bu bölüm romanın sonunu açıklar.

Jimmy Bean’in girişimi, Doktor Chilton’ın Polyanna’ya yardım edebilmesinin önünü açar. Polly ile doktor arasındaki eski kırgınlık, tedavi arayışını da etkilemektedir. Yeğeninin durumu karşısında Polly, aralarındaki mesafeyi korumak yerine doktorun yardımını kabul eder. Chilton, Polyanna’nın durumuyla ilgilenebilecek uzman bir hekimle bağlantı kurulmasını sağlar. Küçük kız için yeni bir tedavi olanağı doğar.

Bu gelişmeler, yetişkinlerin kişisel hayatlarında da karşılık bulur. Polly ile Chilton barışır ve evlenir. Pendleton ise Jimmy’yi yanına alır; böylece Jimmy’nin yuva arayışı sonuçlanırken Pendleton’ın yalnız yaşamı da değişir.

Roman, Polyanna’nın tedavi gördüğü yerden yazdığı mektupla sona erer. Küçük kız, yeniden birkaç adım atabildiğini bildirir. Son sayfalarda bütünüyle iyileşmiş olarak eve dönüşü anlatılmaz; bunun yerine, yürüme becerisini yeniden kazanmaya başladığı gösterilir. Polyanna artık ilerleyebildiği her adımda sevinecek somut bir neden bulmaktadır. (Özgün metin, XXIX–XXXII. bölümler)

Karakterler ve değişimleri: Yardım edenler de yardıma ihtiyaç duyar

Polyanna, çevresini etkileyen ama kendisi de desteğe ihtiyaç duyan bir çocuktur. Kazanın ardından yaşadığı çaresizlik, onun her koşulda kolayca neşelenemediğini gösterir. Yeniden umutlanmasında, başkalarından gelen sevginin önemli bir payı vardır.

Polly teyzenin değişimi, görev anlayışıyla üstlendiği bakımın açık bir sevgi ilişkisine dönüşmesidir. John Pendleton, geçmişteki kaybına kapanmak yerine Jimmy’ye hayatında yer açar. Jimmy Bean ise yalnızca yardım bekleyen bir çocuk olarak kalmaz; doktorun devreye girmesine katkıda bulunarak çözümde etkin rol oynar.

Nancy, Polyanna’nın evdeki ilk yakınlarından biri olarak duygusal desteğin sürekliliğini temsil eder. Bayan Snow’un değişiminde de sürekli kendi eksiklerine odaklanmanın dışına çıkma çabası belirgindir. (Özgün metin)

Editoryal açıdan bu dönüşümlerin ortak noktası, yardımın tek yönlü kalmamasıdır. Polyanna başkalarının hayatına dokunur; fakat kendi sıkıntısını yalnız başına aşmaz. Romanın karakter gelişimi, küçük kızın herkesi değiştirmesinden ibaret değildir: Onun başlattığı yakınlık, ihtiyaç duyduğunda kendisine de geri döner.

Ana fikirler ve temalar: Mutluluk oyununun sınırları

Romanın ana fikri, güçlükler karşısında sevinecek bir neden aramanın insanın bakışını ve ilişkilerini değiştirebilmesidir. Ancak bu düşünce, yaşanan kayıpların önemsiz olduğu anlamına gelmez. Polyanna’nın kendi kazasından sonra oyunu sürdürememesi, iyimserliğin herkes için her an kolayca uygulanabilecek bir reçete olmadığını gösterir. Küçük kızın üzüntüsü, anlatının iyimserlik düşüncesini sınayan önemli bir kırılmadır.

Burada umut ile inkârı ayırmak gerekir. Polyanna’nın yeniden yürümeye başlaması, yalnızca neşeli düşünmesinin sonucu olarak sunulmaz; bakım, doktorların yardımı ve tedavi de olayların parçasıdır. Editoryal açıdan final, olumlu düşüncenin tıbbın yerine geçtiği şeklinde değil, insanın belirsizlik içinde dayanma gücü bulması üzerinden okunabilir. Böyle bir okuma, üzülmeyi başarısızlık saymadan umudun değerini korur.

Aidiyet ve sorumluluk da mutluluk kadar belirleyicidir. Jimmy’nin ihtiyacı, uzaktan gösterilen iyi niyetle karşılanmaz; birinin hayatında kendisine yer açılması gerekir. Polly’nin hikâyesi ise bir çocuğun bakımını görev olarak üstlenmekle ona sevildiğini hissettirmek arasındaki farkı görünür kılar. Bu iki çizgi, iyiliğin yalnızca bir duygu değil, zaman ve sorumluluk isteyen bir davranış olduğunu düşündürür.

Çocuk bakışı da yetişkinlerin alışkanlıklarını sorgulatır. Polyanna’nın doğrudan soruları, büyüklerin açıklamadan benimsediği mesafeleri açığa çıkarır. Bununla birlikte kaza sonrasında yardıma ihtiyaç duyması, onu her sorunu tek başına çözen kusursuz bir kahraman olmaktan uzaklaştırır.

Yazar ve bağlam: Eleanor H. Porter’ın romanında sevinç düşüncesi

Eleanor H. Porter’ın 1913’te yayımlanan romanının özgün adı Pollyanna’dır. (Project Gutenberg; Wikisource)

Eserin dinî çerçevesi, Polyanna’nın babasından öğrendiği oyun ve Rahip Ford’la konuşması üzerinden belirginleşir. Sevinç arayışı, bu dünyada yalnızca kişisel bir tercih değil, insanlara yaklaşmayı etkileyen ahlaki bir tutumdur.

Editoryal olarak mutluluk oyunu, Polyanna’nın babasıyla bağını sürdürmesinin bir yolu olarak da okunabilir. Böyle bakıldığında iyimserliği doğuştan gelen değişmez bir özellikten ibaret değildir: Öğrenilmiş, paylaşılmış ve ağır bir sınav karşısında yeniden kurulması gerekmiş bir alışkanlıktır.

Kimler okumalı? Polyanna’nın seslendiği okurlar

Çocuk ve genç okurlar için romanın güçlü yanı, aileye kabul edilme ve bir başkasının hayatında önem taşıma isteğini somut ilişkiler üzerinden anlatmasıdır. Polyanna’nın merakı ve insanlarla çekinmeden konuşması, ağır konulara yaklaşmayı kolaylaştırır. Bununla birlikte anne baba kaybı, yalnızlık ve kaza sonrasındaki korkuları, hikâyenin yalnızca neşeli karşılaşmalardan oluşmadığını hatırlatır. Bu nedenle romanın neşeli ünü, taşıdığı duygusal ağırlığı gölgelememelidir.

Yetişkin okurlar ise Polly’nin bakım anlayışındaki değişime ve Pendleton’ın yalnızlığına daha fazla odaklanabilir. Eseri çocuklarla birlikte okurken özellikle cesaretlendirmek ile üzülmeyi yasaklamak arasındaki ayrım önemlidir. Polyanna’nın zorlandığı anlar, mutsuzluğun bir kusur olmadığını düşünmeye alan açar. Kitap, iyimserliğin imkânlarını ve sınırlarını tartışmak isteyenlere seslenir; her durumda mutlu olmanın kesin formülünü arayanlara değil.

Editoryal değerlendirme: İyimserliğin yanında dayanışma

Editoryal açıdan romanın etkisi, mutluluk oyununu açıklamasından çok, bu oyunun ilişkilerde yarattığı değişimi göstermesindedir. Polyanna insanları dinler, ziyaret eder ve birbirlerinin ihtiyaçlarını fark etmelerine yardımcı olur. Böylece sevinç, yalnızca kişinin zihninde ürettiği bir duygu olarak kalmaz; zaman ayırma, bakım verme ve sorumluluk üstlenme davranışlarıyla birlikte anlam kazanır. Anlatının duygusal gücü de bu somut karşılıklardan beslenir.

Buna karşılık, yetişkinlerin kırgınlıklarının aynı çocuk çevresinde çözülmesi ve farklı hikâyelerin uyumlu bir sona bağlanması, bazı okurlara fazla düzenli gelebilir. Bu, romanın duygusal anlatımının tartışmaya açık yanıdır. Yine de Polyanna’nın kendisinin de umutsuzluğa düşmesi, onu herkese ders veren, hiç sarsılmayan bir kahramana indirgemeyi engeller.

Sonuçta eser, yalnızca olumlu düşünmenin yararları üzerinden okunursa daralır. Daha kapsayıcı bir okumada asıl mesele, insanın başkalarına sunduğu ilginin ihtiyaç anında kendisine dönebilmesidir. Romanın bıraktığı soru, neye sevinebileceğimiz kadar, sevinecek gücü kalmayan birinin yanında nasıl duracağımızdır.

Kaynaklar

Başvuru

Ek başvuru kaynakları

  1. standardebooks.org