Özetteki bölümler

Kısa cevap: İnsan Ne ile Yaşar ne anlatıyor?

İnsan Ne ile Yaşar kitap özeti, yoksul ayakkabıcı Simon'un soğukta çıplak halde bulduğu Mihail'i evine götürmesiyle başlayan kısa Tolstoy öyküsünü anlatır. Mihail aslında üç gerçeği öğrenmek üzere dünyaya gönderilmiş bir melektir: İnsanın içinde ne vardır, insana ne verilmemiştir ve insan ne ile yaşar?

Öykü bu sorulara büyük tartışmalarla değil, gündelik hayattaki merhamet ve dayanışma anlarıyla cevap verir.

Bu özet tek öyküyü mü, derlemeyi mi anlatıyor?

Bu sayfa, Simon ile Mihail'in karşılaşmasını anlatan İnsan Ne ile Yaşar adlı öyküye odaklanır. Türkçe kitaplarda İnsan Neyle Yaşar? biçimi de kullanılır. Aynı ad altında birden çok Tolstoy öyküsünü bir araya getiren derlemeler bulunduğundan, elindeki kitaptaki bütün hikâyelerin burada anlatıldığını varsaymamalısın. Kapaktaki ad aynı olsa bile içindekiler, çevirmen ve yayınevi farklı olabilir.

Başlıktaki üç soru, bu öyküde Mihail'in öğrenmesi gereken üç gerçektir. Tolstoy'un ayrıca Üç Soru adlı başka bir öyküsü vardır. Project Gutenberg'deki İngilizce derlemenin içindekilerinde What Men Live By ile Three Questions ayrı metinler olarak listelenir. Dolayısıyla burada söz edilen ayakkabıcı, melek ve ikizler; kralın sorularıyla başlayan ayrı öykünün olaylarıyla karıştırılmamalıdır.

Olay örgüsünün özeti

Simon ailesiyle birlikte yoksulluk içinde yaşayan bir ayakkabıcıdır. Kış için kürk almak üzere para toplamaya gider fakat alacaklarını tahsil edemez. Dönüş yolunda bir ibadethanenin yanında soğuktan donmak üzere olan çıplak bir adam görür. Önce korkup uzaklaşır, sonra vicdanı ağır basar ve geri döner.

Adam adının Mihail olduğunu söyler ancak geçmişi hakkında konuşmaz. Simon onu evine getirir. Simon'un eşi Matryona, zaten az olan yiyeceklerini yabancıyla paylaşma fikrine önce öfkelenir. Fakat Mihail'in halini görünce yumuşar, ona yemek ve giysi verir. Mihail ilk kez gülümser.

Mihail ayakkabıcılığı öğrenir ve Simon'un yanında yıllarca çalışır. Sessizdir, az konuşur ve yalnızca belirli olaylarda gülümser. Bir gün zengin bir adam gelir ve bir yıl dayanacak sağlam çizmeler ister. Mihail adamın arkasında görünmeyen bir gerçeği fark eder; çizme yerine cenazede giyilecek terlik hazırlar. Kısa süre sonra adamın öldüğü haberi gelir.

Altıncı yılda bir kadın, biri bacağındaki sakatlık nedeniyle farklı ayakkabıya ihtiyaç duyan iki küçük kızla dükkâna gelir. Kadın onların öz annesi değildir. Komşusunun ölümünden sonra ikizleri, o sırada hayatta olan kendi bebeğiyle birlikte emzirmiştir. Kendi oğlu daha sonra, iki yaşına gelmeden ölmüş; ikizler ise büyümüştür. Kadının çocuklara duyduğu sevgi Mihail'in üçüncü kez gülümsemesine yol açar.

Mihail sonunda kimliğini açıklar. Bir annenin canını almakla görevlendirildiğinde çocuklarına acımış ve emre karşı gelmiştir. Dünyaya gönderilmiş; üç sorunun cevabını öğrenene kadar burada kalmıştır.

Matryona'nın yabancıya şefkat göstermesiyle insanın içinde sevgi olduğunu öğrenir. Zengin adamın ertesi gün neye ihtiyacı olacağını bilememesi, insana kendi ihtiyaçlarını kesin olarak bilme gücünün verilmediğini gösterir. Yetim çocukları büyüten kadının davranışı ise insanların yalnız kendilerini düşünerek değil, birbirlerine duydukları sevgi sayesinde yaşadığını gösterir.

Mihail'in öğrenmesi neden altı yıl sürüyor?

Maude çevirisindeki olay sırası, üç karşılaşmayı peş peşe yaşanan tek bir gün gibi sunmaz. İlk ders Simon'un Mihail'i bulduğu akşam, Matryona'nın ona yemek vermesiyle gelir. Zengin müşterinin çizme siparişi yaklaşık bir yıl sonra, ikizlerin ziyareti ise altıncı yılda gerçekleşir. Bu zaman aralıkları, Mihail'in yalnız bir cevap duyup dönmediğini; insanların arasında çalışarak ve bekleyerek öğrendiğini gösterir.

Mihail ayakkabıcılığı hızla öğrenir; Simon'un işi onun becerisiyle gelişir. Yine de okur onun kimliğini başlangıçta bütünüyle bilmez. Sessizliği ve seyrek gülümsemesi, Simon'un da açıklayamadığı bir gizem yaratır. Son bölümde yapılan açıklama, önceki sahneleri yeniden anlamlandırır: Başta garip görünen davranışların her biri, öğrenilen bir gerçeğin işaretidir. Bu nedenle öyküyü yalnız sonundaki öğüde indirgemek, anlatının merak ve geriye dönük açıklama düzenini gözden kaçırır.

Üç temel cevap

İnsanın içinde sevgi vardır

Matryona'nın öfkeden merhamete geçişi, insanın yalnız hesap yapan bir varlık olmadığını gösterir. Başkasının ihtiyacını fark etmek davranışı dönüştürebilir.

İnsan gelecekte neye ihtiyaç duyacağını bilemez

Zengin adam uzun ömürlü çizme sipariş ederken aynı gün öleceğini bilmez. İnsan plan yapabilir fakat hayatın tamamını denetleyemez.

İnsan sevgi ile yaşar

Öykünün cevabı maddi ihtiyaçları yok saymaz. Simon'un ailesi gerçekten yoksuldur. Buna rağmen hayatı sürdüren asıl güç, insanların birbirlerinin eksiklerini tamamlamasıdır.

Mihail neden dünyaya gönderiliyor?

Mihail bir kadının canını almakla görevlendirildiğinde yeni doğmuş ikizlerini görür. Kadın, eşinin daha önce öldüğünü ve çocuklara bakacak kimse bulunmadığını söyleyerek yaşamak ister. Mihail ona acır ve görevi yerine getirmeden geri döner. Fakat annenin ölümü ertelenmez; çocuklardan birinin bacağı annesinin bedeni altında kalır ve sakat olur.

Mihail emre karşı geldiği için dünyaya gönderilir. Yeniden dönebilmesi için üç gerçeği öğrenmesi gerekir. İbadethanenin yanında çıplak kalması, onu insanların yardımına bağımlı hale getirir. Böylece cevapları uzaktan gözlemleyerek değil, korunmaya ve bakıma ihtiyaç duyan biri olarak öğrenir.

Simon ilk gördüğünde Mihail'den korkar. Kendi yoksulluğunu ve eve eli boş döndüğünü düşünerek uzaklaşır. Fakat kısa süre sonra geri döner, üzerindeki giysilerden birini verir ve onu evine götürür. Simon'un davranışı kusursuz bir kahramanlıktan çok vicdanla yapılan bir mücadeledir. Yardımın değeri de burada ortaya çıkar: Simon kendi imkânları sınırlı olmasına rağmen başkasının daha acil ihtiyacını görür.

Mihail'in üç gülümsemesi

Mihail öykü boyunca üç kez gülümser ve her gülümseme öğrendiği bir cevaba karşılık gelir. İlk gülümseme Matryona ona yemek verdiğinde gelir. Matryona başlangıçta Simon'a kızar; evde herkese yetecek kadar ekmek olmadığını, yabancı birini doyuramayacaklarını söyler. Mihail'in savunmasızlığını fark ettiğinde ise tavrı değişir. Bu anda Mihail insanın içinde sevginin bulunduğunu anlar.

İkinci gülümseme zengin adam sağlam çizme sipariş ettiğinde görülür. Adam derinin pahalı olduğunu söyler ve çizmelerin en az bir yıl dayanmasını ister. Mihail ise onun arkasında ölümü görür. Adam kendi geleceğini güvence altına aldığını düşünürken birkaç saat sonra neye ihtiyaç duyacağını bilemez. Mihail çizme yerine cenazede kullanılacak terlik hazırlar. Böylece insana kendi gerçek ihtiyacını önceden bilme gücünün verilmediğini öğrenir.

Üçüncü gülümseme, ikiz kızları büyüten kadın dükkâna geldiğinde ortaya çıkar. Mihail bu çocukları tanır: Canını almakla görevlendirildiği annenin bebekleridir. Kadın onların biyolojik annesi değildir; komşusu olarak bakım sorumluluğunu üstlenmiştir. Kendi oğlunu sonradan kaybetmesi, ikizleri daha önce emzirmeye başlamasından ayrı bir olaydır. Mihail, çocukların yalnız öz annelerinin planı sayesinde değil, başka bir insanın sevgisiyle hayatta kaldığını görür.

İkizleri büyüten kadın neden belirleyici karakterdir?

Kadının iyiliği kusursuz bir başlangıçtan doğmaz. Önce bacağı yaralanmış bebeğin yaşayamayacağını düşünür ve onu emzirmez. Ardından bu masum çocuğun neden acı çekmesi gerektiğini sorgulayarak onu da beslemeye karar verir. Böylece yalnız sağlam olan çocuğu değil, daha kırılgan olanı da kendi bakımının içine alır. Bu ayrıntı, Simon'un korkup geri dönmesi ve Matryona'nın öfkeden şefkate geçmesiyle benzer bir dönüşüm kurar.

Kadının anlattıkları, biyolojik akrabalık dışındaki bakımın da hayatı sürdürebildiğini görünür kılar. Kendi oğlunu kaybettikten sonra ikizler onun hayatına da anlam verir. Dolayısıyla ilişki tek yönlü bir kurtarıcılık olarak kalmaz: Çocuklar onun bakımıyla yaşarken kadın da onları hayatının sevinci olarak görür. Bu, anlatının sevgi düşüncesini soyut bir dilekten çıkarıp emzirme, büyütme ve günlük ihtiyaçları karşılama gibi uzun süreli emeklerle ilişkilendirir.

Simon ve Matryona'nın rolü

Öykünün mesajı yalnız Mihail'in öğrendikleri üzerinden kurulmaz. Simon ve Matryona da kendi korkularının ötesine geçer. Simon eve dönerken parasını alamadığı için öfkelidir. Matryona ise kışın nasıl geçeceğini ve çocukların ne yiyeceğini düşünür. Yabancıya yardım etmek onlar için sonuçsuz bir iyilik değil, gerçek bir fedakârlıktır.

Mihail daha sonra usta bir ayakkabıcı olarak aileye katkıda bulunur. Ancak öykü yapılan yardımın değerini bu karşılıkla ölçmez. Simon ile Matryona onu işe yarayacağını bilmeden kabul etmiştir. Karşılık sonradan gelir. Tolstoy böylece ticari değiş tokuş ile sevgiye dayalı yardım arasındaki farkı korur.

Zengin adam sahnesinin anlamı

Çizme siparişi veren adam fiziksel gücüne, parasına ve emir verme yetkisine güvenir. Derinin boşa harcanması halinde Simon'u cezalandıracağını söyler. Bütün konuşması geleceğin kendi planına göre işleyeceği varsayımına dayanır. Fakat dükkândan ayrıldıktan kısa süre sonra ölür.

Bu sahne plan yapmanın yanlış olduğunu söylemez. İnsan hayatının tamamının kişisel denetim altında olmadığını hatırlatır. Adamın istediği nesne ile gerçekten ihtiyaç duyacağı nesne arasındaki fark, bilginin sınırını çarpıcı biçimde görünür kılar. Mihail'in gülümsemesi adamın ölümüne değil, ikinci sorunun cevabını anlamasına yöneliktir.

Sevgi maddi koşulları nasıl değiştiriyor?

İnsan Ne ile Yaşar zaman zaman yalnız manevi bir öğüt gibi okunabilir. Oysa öykü yoksulluk, borç, açlık, barınma ve emek gibi somut ihtiyaçlarla başlar. Simon'un kürke ihtiyacı vardır; Matryona'nın ekmeği sınırlıdır; ikizlerin bakım verecek bir yetişkine ihtiyacı vardır. Sevgi bu ihtiyaçları yok saymaz, insanların kaynaklarını paylaşmasını sağlar.

Tolstoy'un cevabında insanlar yalnız kendi geleceklerini eksiksiz hesaplayarak yaşayamaz. Çünkü neye ne zaman ihtiyaç duyacaklarını bilemez ve hayatlarını tek başlarına sürdüremezler. Bir insanın eksik kaldığı yerde başka birinin dikkati, emeği veya merhameti devreye girer. “Sevgi ile yaşamak” bu nedenle yalnız bir duygu değil, başkasının hayatını sürdürecek somut bir davranıştır.

Öykünün dini ve evrensel yönü

Metin Hristiyan ahlakından ve kutsal metin göndermelerinden beslenir. Mihail'in melek oluşu ve öğrendiği cevaplar bu çerçeveyi açıkça taşır. Bununla birlikte öykünün temel soruları farklı inançlardan okurlar için de anlaşılabilir: İnsan geleceği ne kadar kontrol edebilir? Başkasına neden yardım eder? Bir toplumu ayakta tutan yalnız kişisel çıkar mıdır?

Anlatının sade yapısı bu soruları gündelik örnekler üzerinden tartışır. Ayakkabı, ekmek, giysi ve çocuk bakımı gibi sıradan ihtiyaçlar soyut bir ahlak dersini somutlaştırır. Bu nedenle eser kısa olmasına rağmen farklı yaşlarda ve bağlamlarda okunmaya devam eder.

İnsan Ne ile Yaşar'ın sonunda ne oluyor?

Mihail üçüncü gerçeği öğrendiğinde bağışlandığını söyleyerek Simon ile Matryona'ya veda eder. Yüzündeki ışık, artık sıradan bir insan olmadığını açıkça gösterir. Simon'un sorusu üzerine neden dünyaya gönderildiğini ve üç gülümsemesinin anlamını anlatır. Böylece hem ailesinin tanımadığı birine yardım etmesi hem de yıllardır yanlarında yaşayan kişinin sessizliği açıklığa kavuşur.

Finalde Mihail ışıkla çevrilir, kanatları belirir ve göğe yükselir. Simon kendine geldiğinde evde yalnız ailesi kalmıştır. Bu son, Mihail'in ölümü ya da dükkândan başka bir işe gitmesi şeklinde okunmamalıdır; öykünün dini çerçevesinde görevini tamamlayan meleğin dönüşüdür. Simon ve Matryona'nın gündelik yaşamı sürer, fakat okur artık onların başlangıçtaki küçük yardımının anlatının büyük sorusuna nasıl cevap verdiğini bilir.

Yorum: Son sahnenin olağanüstülüğü ile baştaki yoksulluk birbirini dışlamaz. Öykü, insani ihtiyacı ortadan kaldıran bir mucize sunmak yerine, yardımın önce kıyafet, yemek ve barınma olarak gerçekleştiğini hatırlatır. Mihail'in öğrendiği sevgi, yalnız hissetmekle sınırlı kalmaz; insanların birbirinin hayatında üstlendiği somut sorumluluğa dönüşür.

Sonuç

İnsan Ne ile Yaşar kısa ve doğrudan bir ahlaki anlatıdır. Tolstoy insanın kendi gücüyle her şeyi kontrol edemeyeceğini; yaşamı mümkün kılanın karşılıklı bakım, merhamet ve sevgi olduğunu savunur. Öykünün etkisi, bu düşünceyi gündelik ve kolay anlaşılır olaylarla anlatmasından gelir.

İlk yayın yılı ve Türkçe baskı ayrımı

Tolstoy'un toplu eserlerinin 25. cildindeki yayın notuna göre öykü ilk kez 1881 yılında Moskova'da yayımlanan Detskiy Otdıh dergisinin 12. sayısında basılmıştır. Notta anılan 1885 tarihli Posrednik baskısı daha sonraki bir yayındır. Bu nedenle öykünün ilk yayın yılını 1885 olarak kullanmak doğru değildir. Aynı nottaki 18 Kasım 1881 tarihi ise sansür izni kaydıdır; doğrudan ilk satış veya yayın günü diye verilmemelidir.

İş Bankası Kültür Yayınları'nın ürün sayfasında, Koray Karasulu çevirili, ISBN 9786053607038 numaralı derleme için 2012 ve 96 sayfa bilgileri bulunur. İçindekilerde İnsan Neyle Yaşar? dışında beş öykü daha vardır. Buradaki 96 sayfa yalnız o derlemeyi tanımlar; tek öykünün bütün baskılardaki uzunluğu değildir. Çevirmen notu ve öykü seçkisi değişebileceği için genel künyeye baskısı bilinmeyen bir sayfa sayısı eklemek yanıltıcı olur.

Bu özeti kitabın yanında kullanırken önce içindekileri kontrol edebilirsin. Aradığın metin Simon, Matryona ve Mihail ile başlıyorsa burada açıklanan öyküyle karşılaştırma yapıyorsundur. Ardından diğer öykülerin adlarını ayrı ayrı izlemek, bir hikâyenin karakterini veya mesajını derlemenin tamamına yaymamanı sağlar. Bu sayfadaki olay karşılaştırmasının dayanağı, Project Gutenberg'de açık erişime sunulan İngilizce Maude çevirisidir; belirli bir Türkçe çevirinin sözcükleri veya sayfa numaraları için elindeki baskıya başvurmalısın.

Başvuru

Kaynaklar

  1. www.gutenberg.org
  2. slovotolstogo.ru
  3. www.iskultur.com.tr

Sık sorulan sorular

Bu özet kitabın tamamının yerini tutar mı?

Hayır. Özet, kitabın yapısını ve temel fikirlerini anlamaya yardımcı olur; eserin dilini ve ayrıntılarını deneyimlemek için kitabın kendisi okunmalıdır.

Özet editör kontrolünden geçti mi?

Bu sayfada adı geçen öykünün olayları açık erişimli İngilizce Maude çevirisiyle, ilk yayın yılı ise Tolstoy’un toplu eserlerindeki yayın notuyla karşılaştırıldı. Belirli bir Türkçe derlemenin tamamı için insan editör onayı bulunduğu söylenemez.

İnsan Ne ile Yaşar ilk ne zaman yayımlandı?

Öykü, Tolstoy’un toplu eserlerindeki yayın notuna göre 1881’de Detskiy Otdıh dergisinin 12. sayısında yayımlandı. 1885 daha sonraki bir baskıya, ürün sayfasındaki 2012 ise belirli Türkçe derlemeye aittir.

İnsan Ne ile Yaşar ile Üç Soru aynı öykü mü?

Hayır. Bu sayfadaki üç soru Mihail’in öğrendiği gerçeklerdir. Tolstoy’un Üç Soru adlı başka bir öyküsü de bulunur; derlemelerde iki metin ayrı başlıklarla yer alabilir.

İnsan Ne ile Yaşar kaç sayfadır?

Sayfa sayısı derlemeye ve baskıya göre değişir. İş Bankası Kültür Yayınları’nın ISBN 9786053607038 numaralı Koray Karasulu çevirisi 96 sayfalık bir derlemedir; bu sayı yalnızca tek öykünün uzunluğu değildir.